Bir Havacılık İkonu – Grumman F-14 Tomcat

Paylaş
 

Selam dostlar! Bugün sizlere, döneminin en ikonik önleme uçaklarından biri olan Grumman F-14 Tomcat’den bahsedeceğim.

Öncelikle Amerikan Donanması’nın ‘filo savunma avcısı’ görev tanımını incelemek gerekir. Bu görev tanımının ortaya çıkış sebebi, Amerikan filolarına yaklaşıp oldukça uzun menzilden anti gemi ve cruise füzelerini ateşleyebilecek Sovyet bombardıman uçakları idi.

Bu görev tanımına uygun uçaklardan beklenen özellikler ise, uzun bir menzil, güçlü bir radar ve uzun menzilli füzelerdi.
Bu tanım ilk olarak, Aralık 1960’ta hizmete sokulan ve bir diğer ikonik model olan F-4 Phantom II ile kemikleşti.


(F-4J Phantom II)

Ancak F-4, hem aşırı yakıt tüketen turbojet motorlarının verdiği kısa menzili ve ilk nesil radar güdümlü füzelerin oldukça güvenilmez olması sebebiyle istenen kriterleri tam manasıyla karşılayamıyordu.

Bunun üzerine donanma F-111 uçaklarını uçak gemilerinde kullanmayı düşündü ve F-111B isimli donanma modelini test etmeye başladı.


(F-111B)

Ancak burası da çıkmaz sokaktı. F-111 çok ağır ve güç bakımından çok hantal bir uçaktı. Böylece seri üretimin eşiğine gelinen bir noktada proje iptal edildi.

Ancak yitip giden F-111B projesi çok önemli bir miras bırakmıştı: 185 km menzilli AIM-54 Phoenix füzeleri.

Şimdi esas sorun bu füzeleri fırlatacak bir uçak yapmaktı. 1960 yılında açılan yarışmayı Grumman firması kazandı ve tasarıma başlandı.

21 Aralık 1970 tarihinde F-14’ün atası olan 303e prototipi test uçuşlarına başladı.


(Grumman 303e)

Bu model oldukça uzun menzilli Raytheon AN/AWG-9 radarıyla donatılmıştı. Bu radar aynı anda 24 hedefi takip edebiliyor ve aynı anda 6’sına radar kilidi atabiliyordu.

Bu radarın performansı ve Phoenix füzeleri ile birlikte Amerikan donanması tam bir filo savunma avcısına sahip oldu.

Kazada kaybedilen bir prototip ve zorlu geçen test sürecinin akabinde uçak 22 Eylül 1974’te USS Theodore Roosevelt uçak gemisinde hizmete başladı.

Modellerinden kısaca bahsetmek gerekirse;
F-14A:
İlk ve en sorunlu modeldir. Özellikle Pratt&Whitney TF-30 turbofan motorun sürekli compressor stall’a düşerek uçağı neredeyse kontrol edilmez bir hale getirmesi pek çok kazaya sebep oldu. 478’i Amerikan Donanması için, 79’u İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri için olmak üzere toplamda 557 F-14A üretildi.


(Bir F-14A, AIM-54A Phoenix füzesini ateşliyor)

F-14B:
Aslında B modeli için F-14A’nın bir güncellemesi denilebilir. Sorunlu TF-30 motoru kaldırılmış, bunun yerine F-14B’ler General Electric F-110-GE-400 motoru ile üretilmişti. Böylece performansta da artış görülmüştü. Ayrıca ALR-67 Radar uyarı alıcısı (Radar Warning Receiver-RWR) ile donatılan uçağın aviyonikleri de yüksek seviyeye gelmişti. 38’i sıfırdan üretim, 48’i ise F-14A’nın F-14B’ye yükseltilmesi ile olmak üzere toplamda 86 F-14B hizmete girdi.


(F-14B)

F-14D(Super Tomcat):
F-14’ün son ve en gelişmiş modelidir. AN/AWG-9 radarı kaldırılmış, yine aynı firmanın AN/APG-71 radarı yerleştirilmiştir. Bu sayede radar menzili 300km’nin üzerine çıkmıştır. Tam dijital kokpit göstergeleri ve dijital çok görevli bir uçuş bilgisayarına geçilmiştir. Böylece F-14’ler ilk defa –LANTIRN podunun da yardımıyla- yer hedeflerine saldırabilir hale gelmiştir. 37’si sıfırdan üretim ve 18’i A modelinden yükseltme olmak üzere toplamda 55 F-14D hizmete girdi.


(F-14D)

Ve son olarak F-14’lerin İran serüveninden bahsetmek gerekirse; 60ların sonu ve yetmişlerin başı boyunca ABD, İran’daki üslerden Sovyetler üzerinde keşif uçuşları yapıyordu. Sovyetler ise buna karşılık İran üzerinde Mig-25R keşif uçakları ile uçuşlar yapıyor ve İran sesin 3 katı hızda uçabilen bu makineye karşı koyamıyordu.

İran Şahı Rıza Pehlevi, ABD başkanı Richard Nixon’dan Mig-25’e karşı koyabilecek bir uçak talebinde bulundu. Nixon iki seçenek olarak F-14 ve F-15’i sundu. Şah, Phoenix füze sistemine sahip F-14’ü tercih etti ve ‘Persian King’ projesi kapsamında, 1976 ve 1978 yılları arasında 79 adet F-14A İran’a teslim edildi.


(İran F-14A’sı)

Ancak ’79 Devrimi’nden sonra ABD İran’a bir silah ambargosu koydu. Bu durum İran’ın F-14’lerin yedek parça ve mühimmatlarını tedarik edememelerine sebep oldu. Bu sebeple İran uçakları parçasız bırakmamak adına bazı Tomcat’leri parçalayarak yedek parça olarak kullanmaya karar verdi. Günümüzde 30 veya daha az sayıda İran Tomcat’inin faal olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca son bir dipnot; ABD günümüze kadar Phoenix füzeleri ile hiçbir düşman uçağına isabet kaydedememişken, İran, özellikle İran-Irak savaşında olmak üzere, Phoenix’lerle pek çok Irak uçağını vurmuştur.

…Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 1401 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV