Mig-25 Foxbat – Uçan Alkol Tankeri!

Paylaş
 

Merhaba dostlar! Bugün sizlere havacılık tarihinin en önemli uçaklarından birinden bahsedeceğim. Mig-25 Foxbat.

1950’lerin sonunda ve 1960’ların başında Amerika XB-70 adında 25 km yüksekten uçabilen ve 3 Mach(yaklaşık 3600 Km/saat) hıza sahip bir bombardıman uçağı ve SR-71 adında aynı hız ve yükseklik değerlerine sahip bir keşif uçağı tasarlıyordu. XB-70 hiçbir zaman üretime geçmese de SR-71 üretilmeye başlamıştı ve Sovyet hava sahasında cirit atıyordu. Bu uçağın derhal engellenmesi gerekliydi. Bu ihtiyacın sonunda daha sonradan Mig-25 olarak adlandırılacak YE-155 projesi doğdu.

Proje 1964 yılında uçar bir prototip ortaya çıkarmayı başardı. Aşağıda ilk Ye-155R prototipini görüyorsunuz.

Uçuş testleri, başarıyla 6 yıl boyunca süren Ye-155, 1970 yılında Mig-25 adıyla hizmete girdi. Aşağıda bir Mig-25 görüyorsunuz.

Uçak Amerikalıları oldukça terletmişti. Açıkçası Rusların bu kadar yüksek performanslı bir uçak yapmasını beklemiyorlardı.

Bir süre sonra bir Mig-25, bir SR-71’e radar kilitlenmesi gerçekleştirdi. Bu durumda SR-71’in Sovyetler üzerindeki uçuşları da sona erdi.

Mig-25 hızla ciddi rekorlar kırmaya başladı.
-5 Ekim 1967 de 2981,5Km/saat hız ile döneminin hız rekorunu kırdı.
-31 Ağustos 1977’de ise günümüzde hala kırılamamış olan irtifa rekorunu kırdı: 123,520 Feet, yani 37,650 metre.

Ancak bu uçağın ciddi sorunları vardı. Yüksek hız ve irtifada iyi performans vermesine rağmen, alçak irtifa ve düşük hızda kontrolü çok zor ve tehlikeli bir uçaktı.

Maksimum hızında harekat yarıçapı 300 kilometreye kadar kısalıyordu. Bu nedenle olağanüstü durumlar hariç uçağın hızı 2.5 Mach (yaklaşık 3000 km) ile sınırlandırıldı.

En büyük sorunlardan biri ise yazının başlığında da bana ilham kaynağı olan bir şeydi, uçağın motorları yüksek hızlı uçuş sırasında o denli ısınıyordu ki, motor soğutma sistemi için 500 litre saf alkol taşıması gerekiyordu. Bu sebeple uçağa ‘Uçan Alkol Tankeri’ lakabı takılmıştı.

Bütün bu sorunlara rağmen Mig-25 yine de isteneni veren bir uçaktı ve başarıyla kullanıldı. Çok güçlü bir radarı vardı. Öyle ki alçak uçuşlarda bazı hayvanların biyolojik yapısına zarar verdiği görüldü. Düşman uçaklarına 150 km’yi aşkın menzilden saldırabiliyordu.

Ancak Sovyetler için çok hayal kırıcı bir olay yaşandı. 6 eylül 1976’da Viktor Belenko tarafından kullanılan bir Mig-25, Amerikan müttefiki olan Japonya’ya kaçırıldı ve pilot iltica talebinde bulundu. Amerikalılar yıllardır korktukları uçağı sonunda ele geçirmişti. 2 ay boyunca incelenen uçak ardından Sovyetler’e geri iade edildi.

Sovyetler bu olaydan sonra , uçağın daha gelişmiş bir modeli olan Mşg-25PD’yi üretti.

Uçağın kazandığı hava zaferlerinin bir kısmı ise şöyleydi:
İran – Irak savaşı sırasında tamamı İran’a ait 3 F-4E, 2 RF-4E, 1 C-130 ve 1 EC-130. Suriye’ye bağlı bazı Mig-21 uçakları da avlar arasındaydı.

Bir Mig-25’in son hava zaferi ise Körfez Savaşı’ndaydı. Üsteğmen Zahir Davud tarafından kullanılan bir Mig-25PD, Yarbay Scott Speicher’in F-18’ini görüş ötesi menzilden vurarak düşürdü.

Ne olursa olsun havacılık tarihinin bir efsanesiydi Mig-25. Rusya kendisini emekli etmiş olsa da bazı Afrika ve Ortadoğu ülkeleri bu uçağı hala uçurmakta.

…Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 3284 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV