Uçakların İsimleri Ve Hikayeleri – THY A321 – TC-JRY – Beyoğlu

Paylaş
 

Merhabalar Havacılık Meraklıları

Havacılık meraklısı olmak çok başka bir şeydir. Çektiğimiz fotoğraflarla yazdıklarımızla çizdiklerimizle her ne kadar sektörün içinde olmasakta o havayı uzaktan uzağa teneffüs etmek inanılmaz bir zevk. Fotoğraf çekerken tanıştığım Alp Akbostancı ağabey çektiği mükemmel fotoğraflardan ziyade uçakların isimlerinin ilginç hikayeleri ile de fotoğraflarına ayrı bir renk katıyor. Sizi  sevgili Alp Ağabeyin harika anlatımıyla İstanbul’umuzun nadide ilçelerinden Beyoğlu ismini taşıyan TC-JRY  tescilli Airbus 321 tipi uçağın hikayesini paylaşıyoruz.

“Karşıyaka dersem hemen aklınıza 35,5 plakası ile İzmir’in Karşıyaka’sı gelir değil mi ? İzmir ve Karşıyaka’yı aynı cümlede kullandığım için bana kızacak Karşıyaka’lı dostlar olacaktır ama hala İzmir’e bağlılar 😀
Bugün üstünde duracağımız Karşıyaka biraz farklı , İstanbul’un Karşıyaka’sı. İstanbul’da Karşıyaka mı var diyeceksiniz, Var tabii ki 🙂 Yok yok bildiğiniz boğazın karşısı değil….

Bizans döneminde , yerleşim olmayan Haliç’in karşı tarafına Yunanca “περα” denilirmiş. Yani PERA, evet, Karşıyaka 🙂
Sonradan yerleşime açılan bölgeye özellikle Türk olmayan kesim ilgi göstermiş ve bölgenin ismi geçtiğimiz yüzyıla kadar Pera olarak kalmıştır. Türklerin Pera’ya neden Beyoğlu dedikleri ile ilgili birçok rivayet vardır.Hiç biri kanıtlanamamıştır.

Beyoğlu olarak bilinen bölgenin ana caddesi , Grande Rue de Pera, Osmanlıcası ile Cadde-i Kebir (Büyük Cadde) ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde İstiklal caddesidir. Taksim ile Tünel arasında uzanır ve boyu 1400 metredir.

I. Dünya Savaşı sonrası İstanbul’u işgal eden ülkeler, bu bölgede karargahlarını kurmuşlar ve cadde üzerinde bulunan meşhur bir okulun yöneticileri de okullarının tüm imkanlarını işgal kuvvetlerinin emrine vermişler. Bu olaydan Atatürk’ün nutkunda “o okulun yöneticilerine lanet olarak ” olarak bahsedilmektedir.

Cadde altın çağını Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler ile birlikte Rusya’dan 1917 devriminden kaçan Beyaz Rus’ların çoğunlukta olduğu dönem yaşamış. İstiklal Caddesi eskilerin anlatımı ile takım elbise ve kravatsız gidilmeyen , insanların çok şık olduğu bir kültür merkezi imiş. Eğlence yerleri, sinema ve tiyatroları, cafe’leri, pastaneleri ve otelleri ile İstanbul’un merkezi kabul edilirmiş.
6-7 Eylül olayları , İsrail’in kuruluşu gibi nedenlerden sonra göç eden Pera’nın güzel insanlarının kültürlerinin yeri ne yazık ki doldurulamamış ve cadde yavaş yavaş kültürel dokusunu kaybetmiş.

1980’lerde üniversite yıllarımda okulumun konumundan dolayı oldukça fazla zaman geçirdiğim cadde, bugünlerde tamamen yoz kültürün etkisi altına girmiş durumda.
Caddenin simgesi olan bir çok dükkan, örneğin Hachette Kitabevi, İnci Pastanesi, Emek Sineması , Markiz Pastanesi kapandı , çiçek mezatlarının yapıldığı Çiçek Pasajı çöktü, sonradan yeniden yapıldı, içi kalitesiz meyhanelerle doldu, hemen arkasındaki meyhaneleri ile bilinen Nevizade sokağı çok fazla avamlaştı, Balık Pazarı eski havasını kaybetti, Halep Pasajı ve Aynalı Pasaj işportacı tarzı ürün satan dükkanlarla doldu.

Caddenin hemen bir paralel sokaklarında gece yalnız dolaşabilmek cesaret ister hale geldi, her an bir tinerci tarafından şişlenme korkusu ile Beyoğlu iyice gözden düştü.
Yine de tarihi doku içerisinde özelliğini koruyabilen ve gezilebilecek yerler de kaldı elbette, Saint Antoine Kilisesi ve Galata Kulesi bunların başlıcalarındandır.

THY Beyoğlu’nun ismini Airbus A321-200 tipi bir uçağına verdi.
Beyoğlu’nu simgeleyen bir çıkartma düşündüm uçağın üstünde , hangi simge güzel giderdi diye. Bulamadım. Keşke o uçağın adı Pera olsaydı diye geçti içimden. Pera’yı terk etmek zorunda bıraktığımız eski dostlara güzel bir jest olurdu.”

Bu yazı 1724 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV