UYAMADIĞIMIZ KURALLAR, AMA UYMAKTA FAYDA VAR

Paylaş
 

Hava yolu seyahatlerinde uyulması gereken basit kurallar vardır, bunların hepsi güvenli ve konforlu uçuş içindir. Son aylarda dikkatle inceliyorum ve sıklıkla yapılan bazı hataları sizlerle paylaşmak istiyorum.

İlki kabin bagajıyla ilgili, bilet alırken görürsünüz,  maksimum şu kadar boyutlarda ve ağırlıkta olmalıdır. Boyut olarak geçeni sık sık görüyorum,  ağırlığını da taşıyanın yüz ifadesinden zaten görebiliyorsunuz. En son karşılaştığım ise çok şaşırttı, 1 Temmuz sabahı Antalya hava alanından seyahat eden bir yolcu, bildiğiniz kocaman kamp çantasını kabine aldı, ön sıralarda olduğumdan nasıl yerleştirdi bilemiyorum ama ne yolcu ne bagaj uçaktan geri çıktı. Burada başkalarının haklarını da gasp ediyorsunuz, yapmayın. Ya da uçak aniden şiddetli türbülansa girdi, o ağırlıkta çantanın ya da valizin çıkıp birinin başına çarptığını düşünün.

İkincisi ise cep telefonu kullanımı, burada yolculardan önce, hava yollarına bir sözüm var, neden farklı uygulama var? THY’de iniş-kalkış dahil  tüm uçuş boyunca uçuş moduna alınması istenirken, Pegasus kalkış ve inişte kapalı, uçuşta uçuş modu serbest. Acaba farklı uçak tipi midir diye merak etmeyin, iki hava yolunda da hem 737-800 hem A320 ile uçtum, uygulama aynı.  Yolculara gelince, bu prosedürlere uymayanları sıklıkla görüyorum, uçak inerken, 100-200 feet kalmışken iken açanlar var.  Siz canınıza mı susadınız, sizin ki değerli değilse başkalarının ki değerli.  Geçen ay bir uçuşumda,  uçak yerde hızlanmaya başladığında, telefonu çalan kişiyi uyardım, telefonu meşgule verdi;  ben kapatmasını beklerken, uçak tekerleklerini birkaç saniye kestikten sonra, o telefon yine çaldı, bu sefer bağırdım ki, meşgule alıp kapattı. Uçak artık kalkmış, yapacağınız bir şey yok.

Diğer bir husus ise emniyet kemeri… Uçak tam kalkışını tamamlamadan açanlar var. Uçak kalkışı itibarıyla ilk tırmanışını tamamlar tamamlamaz açıyor insanımız emniyet kemerini; ışık söndü mü? Hayır. Derdin ne o zaman? Merak ediyorum, birkaç dakika daha takılı kalsa o büyük göbeğiniz mi aşınacak?  Benzerini inişte de görüyorum. Uçak lastiğini piste koyduktan 3-4 saniye sonra açmaya başlayanlar var. Örneğin, kötü hava şartları ve ıslanan pist ya da teker patladı, uçak pistte tutunamadı, ne olacak?

Diğer bir husus ise temizlik.. Atalarımız ne güzel söylemiş aslan yattığı yerden belli olur diye. Özelikle yiyecek ambalajlarını sağa sola atan var. Geçen, adamın biri, pencere kenarındaki koltukla uçağın gövdesi arasına sıkıştırmış, yediği gofretin ambalajını.  Zor bir şey değil,  kabin görevlisi servisten sonra zaten topluyor atıkları. Geç mi kaldın, tut elinde, hava alanına girince çöp kutusuna at.

Başka bir husus ise horlayan tipler..  Eğer uyurken horluyorsanız, özellikle kısa uçuşlarda bir zahmet uyumayın. Düşünün ki sabah erken saatlerde uçuyorsunuz,  uykulusunuz, iki yanınızdaki başlıyor horlamaya, yapmayın; o saatler insanların keyifli olduğu saatler değildir, bunu unutmayın.  Bir de o erken saatlerde yüksek sesle goygoy yapmayın, insanları rahatsız etmeyin, sonra kimsenin huzuru kaçmasın.

Kamu spotu gibi bir yazı gibi gelmiş olabilir. Ama bunları yaşıyorum ve yaşayanlarınız vardır. Farkında olmak ve farkındalık yaratmak iyidir.

Fatih

Bu yazı 501 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV