Atlantik’in Soğuk Sularında Biten Bir Yolculuk

Paylaş
 

Selam dostlar! Bu gün Dominik Cumhuriyeti’ne gidiyoruz. Tarih 6 Şubat 1996.

Bir grup Alman turistin uçağında teknik problemler meydana geliyor. Tur şirketi hemen bir çözüm buluyor, Birgen Havayolları’na ait bir Boeing 757, 3 haftadır apronda yatıyor. Uçak ve ekip birkaç saat içinde toplanıyor.

Kumandada yılların deneyimine sahip, neredeyse 60 yaşında olmasına rağmen hala formunu koruyan kaptan pilot Ahmet Erdem bulunuyor, yardımcı pilot ise 757 ile yalnızca 75 saat harcamış Aykut Gergin. Gözlemci pilot koltuğunda ise neredeyse kaptan pilot Erdem kadar deneyimli olmasına karşın 757 de henüz deneyimsiz olan Muhlis Evrenesoğlu bulunuyor.

Uçak kalkış için hızlanırken, yardımcı pilot Gergin, hız göstergelerinde bir tutarsızlık fark ediyor. Fakat kaptan yardımcı pilotun doğru göstergesini referans alarak kalkışa devam kararı alıyor.

Uçak yerel saatle 23:42’de havalanıyor. Kalkıştan 1.5 dakika sonra uçak otomatik pilot kontrolüne geçiyor. Ve neredeyse aynı anda bilgisayar yüksek hız uyarısı veriyor. Kaptan pilotun göstergesi uçağın tehlikeli bir şekilde, 325 knot hızla uçtuğunu gösteriyor, yardımcı pilota ait gösterge ise normal bir değerde , 220 knot. Kaptan , gözlemci pilot Evrenesoğlu’ndan sistemin sigortasını yeniden başlatmasını istiyor ve sistem yeniden başlatılıyor.

İki dakika geçmeden uçak bu sefer overspeed yani aşırı hız uyarısı vermeye başlıyor, bu da uçağın o yükseklikte uçabileceği maksimum hız olan 350 knot’ın aşıldığını gösteriyor. Kafası karışan kaptan pilot Ahmet Erdem, hız kesmeye karar veriyor. Fakat sonuçları dehşet verici oluyor.

Uçak esasen doğru olan yardımcı pilotun göstergesindeki gibi tehlikeli derecede yavaş uçuyordu. Ve uyarı vermeye başladı. Pilotların iyiden iyiye kafası karışmıştı. Uçak bir yandan aşırı hız, bir yandan da düşük hız uyarısı veriyordu.

En sonunda uçak sola doğru yatarak okyanusa doğru savrulmaya başladı. Yardımcı pilot Gergin motorlara tam takat vermesine rağmen artık fayda etmiyordu. Son çare olarak irtifa sabitleme düğmesine bastı fakat uçak savrulmaya devam ediyordu.

Gergin’in çaresizce sarf ettiği “Noluyor ya?” Sözlerinden sonra yere yaklaşma uyarı sisteminin alarmları çalmaya başladı. Çok geçmeden uçak inanılmaz bir dikey süratle Atlantik Okyanusu’nun soğuk sularına gömülmüştü.

Resmi raporda yer alan önemli detaylar şunlardı:

● Hız göstergelerindeki tutarsızlığın sebebi pitot tüplerinin bir sebepten dolayı tıkanması olarak gösterildi.

● Kaptan pilot Erdem’in göstergelere bağlı aşırı hız yerine hücum açısı sensörlerine bağlı düşük hız uyarısına riayet etmemesi eleştirildi.

● Yine eleştirilen bir diğer husus , sivil kökenli yardımcı pilot Gergin’in, asker kökenli kaptan pilot Ahmet Erdem’in kararlarına müdahale etmeye çekinmesiydi.

…Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 1460 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Taha dedi ki:

    Kaptan pilot hatalıydı ama yardımcı pilot Hem askeri geçmişinden hemde kaptan pilot oluşundan Türk terbiyesine göre kaptanın işine karışmak istemedi durum çok vahim değildi kurtarılabilirdi fakat olmadı 🙁 Kazada hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV