Havacılık ve İngilizce

Paylaş
 

Merhaba dostlar! Bugünkü konumuz İngilizce ve havacılık.

Pilot olmak isteyen çoğu gencin heves noktasıdır İngilizce, o havalı anonslardaki aksanlı İngilizce her zaman ilgisini çeker gençlerin. Hele içinde zaten yeşeren bir havacılık tutkusu varsa!

Gelgelelim, havacılıkta İngilizce’nin önemi sadece bu anonslardan mı ibarettir? Ne yazık ki hayır.
Kule ile yapılan tüm konuşmalar, en basit talimatlardan en detaylılarına kadar. Dahası bazen farklı milletlerden olan mürettebat üyelerinin iletişimi için de ortak dil köprüsü oluşturuyor. Kısacası havacılığın ana dilidir İngilizce.

Şimdi örnek bir direktif yazalım:
“KLM 4805, You’re cleared to the Papa beacon, climb and maintain flight level 90, turn right after departure into heading 040 until intercepting the 325 radial of Las Palmas VOR”

Havacılığa ilgisi olmayan bir kişi bu talimatı muhtemelen anlamayacaktır.
Ancak pilotlar bunu duydukları anda uygulamak ve anladıklarını belirtmek zorundalar. Ve sorun şu ki, her kule görevlisi akıcı ve açık bir anlatımla konuşmuyor.

Ancak zaman zaman ortaya eğlenceli anlar da çıkmıyor değil. Bir Air China uçağı ve JFK havaalanı yer kontrolörü arasında geçen bir konuşmayı dinleyelim:

Her zaman böyle eğlenceli olaylar da olmuyor tabi ki.

Tarih 25 Ocak 1990. Kolombiya’lı Avianca Havayollarına ait yaşlı bir Boeing 707 Bogota-New York seferinin sonlarına yaklaşıyordu.

New York’taki sisli hava ve yoğun trafik yüznünden uçağın inişi oldukça gecikmişti.
Yakıt durumu kritik seviyedeydi.
Kuleyle iletişimde olan kişi yardımcı pilottu. Bilin bakalım neden? Çünkü kaptan pilot İngilizce bilmiyordu!
Yardımcı pilot kuleye yakıtlarının azaldığını bildirmiş ve öncelik(priority) talep etmişti. Herhangi bir mayday çağrısı yapmamasına rağmen bu yeterli bir uyarı olmalıydı.
Amerikalı kontrolörler içinse öncelik(priority) kelimesi durumun yeterince acil olduğuna ikna etmemişti.

Olayın taraflarının öngördüğü acil durum sözcükleri farklıydı ve bu da farklı İngilizce seviyelerinden kaynaklanıyordu.

Sonuç olarak yakıtsız kalan uçak düştü ve 70in üzerinde insanın ölümüne yol açtı. Suçlu belliydi, kaptanın İngilizce bilmemesi ve yardımcı pilotun yetersiz İngilizce seviyesi. Eğer ikisinden birinin İngilizce seviyeleri yeterli olsaydı durumun aciliyeti kuleye doğru aktarılabilecek ve muhtemelen uçak düşmeyecekti.

Artık havayollarında işe başvururken günlük sohbet yapabilecek düzeyde İngilizce bilmeniz isteniyor. Ki yüzlerce kişinin canını emanet alan kişiler için bence bu kadar hassas davranmaları güzel bir durum.

…Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 1461 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV