Uçakların İsimleri Ve Hikayeleri – THY A320 – TC-JUJ – Hatay

Paylaş
 

Merhabalar Havacılık Meraklıları

Havacılık meraklısı olmak çok başka bir şeydir. Çektiğimiz fotoğraflarla yazdıklarımızla çizdiklerimizle her ne kadar sektörün içinde olmasakta o havayı uzaktan uzağa teneffüs etmek inanılmaz bir zevk. Fotoğraf çekerken tanıştığım Alp Akbostancı ağabey çektiği mükemmel fotoğraflardan ziyade uçakların isimlerinin ilginç hikayeleri ile de fotoğraflarına ayrı bir renk katıyor. Sizi  sevgili Alp Ağabeyin harika anlatımıyla Akdeniz Bölgesi kentlerimizden Hatay kentimizin ismini taşıyan TC-JUJ  tescilli Airbus 320 tipi uçağın hikayesini paylaşıyoruz.

“Hatay deyince aklımıza ne çok şey geliyor değil mi .
Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin barış içerisinde yaşadıkları kent.
Hepinizin ağzının suyunu akıtacak bir lezzet, Künefe.
Dünyada bilinen ilk kilise olarak kabul edilen St.Pierre Kİlisesi,
Anadolu’da yapılan ilk cami olan Habib-i Neccar cami.
Hatay Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen.

Hatay ilinin merkez ilçesi Antakya , ismini Antiochos’dan alıyor. Makedonya Kralı Büyük İskender’in Pers seferi sonra ölümü üzerine ülkeyi paylaşan komutanlardan Seleukos, kendi adını taşıyan devleti kurdu. Antakya’yı başkent olarak inşa ettirdi ve kente babası Antiochos’a ithafen Antiochia adını verdi.
Daha önceleri de bahsetmiştim, Hatay’ın ilçesi İskenderun , adını Büyük İskender’den almıştır. Antiochos adını nereden duydum diye düşünürseniz , Kommagene Kralları da bu ismi kullanmışlardır. Kommagene şu çiğ köfteci olan 😀

Aslında bu kent ile ilgili notları derlerken daha önce hiç duymadığım bir konu ile karşılaştım. Habib-i Neccar’ın hikayesi.
Neccar kelime olarak marangoz demek ve Habib-i Neccar da gerçekte de marangoz.
Hz İsa , Hristiyanlığı yaymak üzere havarilerinden Yuhanna (Yunus) ve Pavlus’u (Yahya) putperestlerin yaşadığı Antakya’ya gönderir. Bu iki havari yolda Habib-i Neccar ile karşılaşırlar. Habib-i Neccar’ın hasta olan oğlunu iyileştiren havarilere ilk iman eden kişi olur Habib-i Neccar. Daha sonra Antakya’ya giden havariler, kral tarafından tutuklanıp hapse atılırlar. Onları kurtarmak için Hz. İsa bir havari daha gönderir. Her üçü de taşlanarak öldürülür. Bunu duyan Neccar’ın koşarak şehre gelir ve halka yapılanın yanlış olduğunu anlatarak onları Hristiyanlığa davet eder. Ancak sonu farklı olmaz, o da öldürülür. Onun adına yapılan cami Anadolu’da yapılan ilk cami özelliğini taşır.
Buraya kadar ne var bu hikayede diyeceksiniz. Elbette Anadolu’da buna benzer bir çok hikaye duymuşsunuzdur. Bakalım aşağıda bu konuyu bağlayacak neler var 🙂 ;
————————————————————————-
13) Ve onlara, o şehrin halkını misal ver. Onlara resûller gelmişti.
14) Onlara iki resûl göndermiştik. Fakat ikisini de yalanladılar.
Bunun üzerine onları üçüncü resûl ile destekledik. O zaman onlar: “Muhakkak ki biz, size gönderilmiş resûlleriz.” dediler.
15) (Şehir halkı) Dediler ki: “Siz, bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Ve Rahmân bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”َ
16) Resûller dediler ki: “Bizim, gerçekten size gönderilmiş resûller olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”
17) Ve bizim üzerimizde açıkça tebliğden başka bir sorumluluk yoktur.
18) (Şehir halkı) “Muhakkak ki biz, sizinle uğursuzluğa uğradık. Eğer siz gerçekten buna son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Ve mutlaka bizden size elîm bir azap dokunacak.” dediler.
19) (Resuller) “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size zikir hatırlatılınca mı uğursuzluğa uğruyorsunuz ? Hayır, siz haddini aşan bir kavimsiniz.” dediler.
20) Ve şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi. “Ey kavmim, size gönderilmiş olan resûllere tâbî olun!” dedi.
——————————————————————————
Evet , bildiğiniz Yasin suresi..Yasin okunurken , bir bölümde de Antakya’da yaşandığı söylenen bu olay anlatılır. Habib-i Neccar ve olayın geçtiği şehirden açıkça bahsedilmez ama Antakya, Kuran’da zikredilen, işaret edilen kent olarak da bilinir.

Kesinlikle gidip görülesi bir kent Antakya . Müzeleri, yemekleri, doğası…Otobüsle gitmek elbette olası ama 2008’den beri hizmette olan , arada bir sel sularının basması nedeni ile göle dönse de havaalanını kullanmak da mümkün.
Hatay isimli uçağımız da var. TC-JUJ tescilli Airbus A320-232 tipi uçağımızın üstüne şöyle çatalla bir dilim alınırken uzayan peyniri ile bir Künefe çıkartması olsa, yazarken bile canım çekti , yutkundum fena…”

Bu yazı 1677 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV