
| Paylaş |
|
|
| Tweet |
17 Mayıs 1987 gecesi Basra Körfezi’nde yaşanan USS Stark saldırısı, modern deniz harp tarihinde eşi benzeri az görülen olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. İran–Irak Savaşı’nın gölgesinde gerçekleşen bu saldırı, yalnızca yol açtığı can kaybıyla değil, kullanılan platformun niteliğiyle de askeri doktrinleri derinden etkiledi.
1980–1988 yılları arasında süren İran–Irak Savaşı, Basra Körfezi’ni küresel ticaret için son derece tehlikeli bir bölge hâline getirmişti. Her iki taraf da karşı tarafın petrol ihracatını sekteye uğratmak amacıyla tankerleri ve deniz trafiğini hedef alıyordu. Bu süreçte ABD Donanması, Körfez’de seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla bölgede sürekli savaş gemileri bulunduruyordu. USS Stark da bu görev kapsamında bölgede devriye gezen Oliver Hazard Perry sınıfı bir fırkateyndi.
Saldırıyı gerçekleştiren hava platformu, Irak Hava Kuvvetleri’ne ait Dassault Falcon 50 tipi bir iş jetiydi. Normal şartlarda sivil ve VIP taşımacılığı için tasarlanan bu uçak, Irak tarafından kapsamlı şekilde modifiye edilmişti.
Bu modifikasyonlar kapsamında:
Uçağa Mirage F-1EQ savaş uçaklarında kullanılan Cyrano IVQ/C5 atış kontrol radarı entegre edildi.
Kanat altlarına iki adet AM39 Exocet gemisavar füzesi takıldı.
Radar ve uçuş profili itibarıyla uçak, askeri bir tehditten ziyade sivil bir jet gibi görünüyordu.
Bu özellik, Falcon 50’yi özellikle petrol tankerlerine ve deniz unsurlarına karşı son derece tehlikeli bir platform hâline getirdi.
Irak Hava Kuvvetleri’nin elindeki Mirage F-1EQ uçakları Exocet füzesi taşıyabiliyordu; ancak bu uçaklar:
Gövde altında yalnızca tek bir Exocet taşıyabiliyor,
Uzun menzilli görevlerde yüksek risk barındırıyordu.
Ayrıca Irak’ın elindeki Exocet füzelerinin bir kısmı hedefte patlamıyor veya sınırlı hasar veriyordu. Bu nedenle Irak, aynı hedefe iki füze birden atabilecek, daha uzun menzilli ve daha az dikkat çeken bir platform arayışına girdi. Falcon 50 bu ihtiyaca ideal bir çözüm sundu.
17 Mayıs 1987’de Falcon 50, alçak irtifada Basra Körfezi üzerinde uçarak USS Stark’a yaklaştı. ABD Donanması radarlarında yalnızca tek bir hava hedefi görülüyordu ve bu hedef bir savaş uçağı olarak değerlendirilmedi. Kısa süre sonra uçaktan art arda iki Exocet füzesi fırlatıldı.
Füzeler USS Stark’ın iskele tarafına isabet etti:
Büyük çaplı yangınlar çıktı
Gemi ağır hasar aldı
37 ABD denizcisi hayatını kaybetti, 21 denizci yaralandı
USS Stark aylarca süren onarımlar nedeniyle fiilen savaş dışı kaldı.
Saldırıda kullanılan Falcon 50’nin tescili bugüne kadar resmî olarak açıklanmadı. Ne Irak makamları ne de ABD Donanması raporlarında uçağın sivil ya da askerî seri numarasına yer verildi. Açık kaynaklarda dolaşan bazı tescil iddiaları ise güvenilir belgelerle doğrulanmış değildir. Askerî tarihçiler arasında genel kabul, uçağın kimliğinin bilinçli olarak gizli tutulduğu yönündedir.
Irak hükümeti saldırının kasıtlı olmadığını, uçağın USS Stark’ı bir İran petrol tankeri sandığını açıkladı. Irak lideri Saddam Hüseyin resmî olarak özür diledi ve hayatını kaybeden ABD denizcilerinin ailelerine tazminat ödenmesini kabul etti.
ABD ise olayın detaylarını sınırlı tuttu. Donanma, radar ekranlarında sivil görünümlü bir uçak tarafından vurulduklarını açıkça kabul etmekten kaçındı. Olay, ABD Donanması içinde hava tehditlerinin tanımlanması ve angajman kuralları konusunda ciddi eleştirilere yol açtı.
USS Stark saldırısı:
Sivil platformların silahlandırılması
Asimetrik hava-deniz saldırıları
Tehdit tanımlama hatalarının sonuçları
konularında askeri literatürde çarpıcı bir örnek olarak yerini aldı. Bu olaydan sonra ABD Donanması, hava savunma prosedürlerini ve angajman kurallarını önemli ölçüde yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı.
17 Mayıs 1987’de 🇮🇶Irak’a ait modifiye edilmiş bir Falcon-50 İş jeti, Amerikan savaş gemisi USS Stark’a Exocet füzeleri ile saldırdı ve onu savaşamayacak duruma getirdi. Bu saldırıda 37 ABD denizcisi hayatını kaybetti.
Uçakta 2 adet Exocet antigemi füzesi ve Mirage F-1’e ait… pic.twitter.com/3pCIAXcmv4
— Jülyana Asanj 🇹🇷 (@julyinasanj) January 5, 2026