Bakımsızlığın Bedeli – TWA uçuş 800

Paylaş
 

Selam dostlar! Bu gün New York, JFK Uluslararası Havaalanı’ndayız. 17 Temmuz 1996 Çarşamba.

Trans World Havayolları’nın 800 sefer sayılı uçağı Charles de Gaulle Havaalanı, Paris aktarmalı olarak Leonardo da Vinci havaalanı , Roma’ya gitmek üzere hazırlanıyordu. Uçak 25 yaşındaki bir Boeing 747-100’dü.

Ancak bagaj bölümüne verilen bir bavulun sahibi uçakta görünmüyordu , bu potansiyel bir bomba tehdidi demekti. Yer hizmetleri bavulun sahibini ararken uçak rötar yapmaya başlıyor ve kabinin içini sıcak basıyordu. Mürettebat uçağı serinletmek için klimaları son gaz çalıştırıyordu. Ve en sonunda yolcunun başından beri uçakta olduğu anlaşılmış ve uçak kalkışa geçmişti.

Kontrollerin başında 58 yaşındaki kaptan pilot Ralph G. Kevorkian bulunuyordu , yardımcı pilot ise 57 yaşındaki Steven E. Snyder idi. Uçağın uçuş mühendisi, henüz 747 de altıncı uçuşunu yapan stajyer 25 yaşındaki Oliver Krick’ti. Fakat Krick hala bir stajyer olduğundan daha deneyimli başka bir uçuş mühendisi tarafından denetlenmesi gerekiyordu. Denetçi uçuş mühendisi ise 63 yaşındaki Richard G. Campbell’di.

Uçuşun ilk dakikaları oldukça normaldi. Uçak yaklaşık 15.000 feet(4500 metre)e kadar yükselmiş , seyir yüksekliğine çıkma izninin gelmesini bekliyordu.

Pilotlar aniden bir patlama duydu. Uçak şiddetle sarsılıyordu. Kaptan Kevorkian, Krick’ten sistemlerde bir sorun olup olmadığını kontrol etmesini istedi. Krick tam da bir sorun olmadığını rapor ederken uçağın burun kısmı koptu ve okyanusa doğru düşmeye başladı. Bu andan itibaren pilotların elinden hiçbir şey gelmezdi.

Uçağın kalan kısmı ise alevler içinde göğe doğru yükselmeye başladı. Yaklaşık 2000 feet yani 600 metre kadar yükseldikten sonra sol kanadının üstüne yatıp burgular çizerek okyanusa yöneldi. Ardından basınç kuvveti o kadar çok olmuştu ki uçağın önce kanatları koptu ve bir süre sonra tamamen parçalanarak okyanusa çakıldı.

Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular şunlardı :

● Uçak yerde bulunduğu süre boyunca klimaları son gaz çalıştırılıyordu . Neredeyse boş olan merkez yakıt tankının hemen altında bulunan klima üniteleri çalışırken aşırı ısınıyordu.

● Aşırı ısınan klima üniteleri içinde çok az yakıt bulunan merkez tanktaki yakıtın buharlaşmasına sebep olmuştu.

● Kablolama sistemindeki bir hata yüzünden kısa devre olmuş, ve merkez yakıt tankında bulunan seviye ölçüm cihazına aşırı voltaj gitmişti.

● Bu kadar yüksek voltaja göre tasarlanmamış olan ölçüm cihazı elektrik atlamasına sebep olmuş , ve oluşan kıvılcım merkez yakıt tankının havaya uçmasına sebep olmuştu.

…Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 1810 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV