
| Paylaş |
|
|
| Tweet |
ANKARA / MADRİD — Türkiye’nin yerli ve millî jet eğitim uçağı HÜRJET için İspanya ile yürütülen müzakereler tamamlandı ve taraflar arasında resmî anlaşma imzaları atıldı. Böylece HÜRJET, Türkiye savunma sanayii tarihinin en önemli Avrupa ihracat projelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Anlaşma kapsamında İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri, pilot eğitiminde kullanmak üzere 30 adet HÜRJET jet eğitim uçağını envanterine katacak. Proje, yalnızca uçak tedarikini değil; pilot eğitimi, simülatör sistemleri, bakım-onarım, lojistik destek ve uzun vadeli operasyonel iş birliğini de kapsıyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen HÜRJET, modern aviyonik altyapısı, yüksek manevra kabiliyeti ve gelişmiş eğitim çözümleriyle 5. nesil savaş uçaklarına geçiş sürecinde kritik bir rol üstleniyor. İspanya’nın bu platformu tercih etmesi, HÜRJET’in NATO standartlarında bir eğitim uçağı olarak kabul gördüğünü ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre bu anlaşma, HÜRJET’in ilerleyen dönemde diğer Avrupa ve NATO ülkeleri tarafından da tercih edilmesinin önünü açabilecek stratejik bir adım niteliğinde.
İmzalanan anlaşma çerçevesinde, Türk ve İspanyol savunma sanayii firmaları arasında ortak üretim, teknik destek ve eğitim altyapısı alanlarında iş birlikleri de yer alıyor. Bu iş birlikleri sayesinde HÜRJET programının Avrupa savunma sanayi ekosistemine entegrasyonu hedefleniyor.
Ayrıca proje, Türkiye’nin savunma sanayiinde yüksek katma değerli ihracat vizyonunun somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Yetkililerden edinilen bilgilere göre, HÜRJET uçaklarının teslimatlarının 2028 yılı itibarıyla başlaması planlanıyor. Teslimat sürecinin kademeli şekilde ilerlemesi ve uzun vadeli teknik destekle devam etmesi öngörülüyor.
Türkiye ile İspanya arasında imzalanan bu anlaşma, Türk savunma sanayiinin küresel ölçekte rekabet gücünü bir kez daha ortaya koyarken, HÜRJET’i de uluslararası pazarda güçlü bir oyuncu haline getiriyor.
HÜRJET anlaşması, Türkiye’nin havacılık ve savunma alanındaki ihracat hedefleri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.