Ege Denizi’ne Çakılan Yunan Mirage F-1’i – The Greek Mirage F-1 Which Crashed into the Aegean Sea

Paylaş
 

Merhaba arkadaşlar! Bugün Ege Denizi üzerinde cereyan etmiş önemli bir olay ile karşınızdayım.

Tarih 18 Haziran 1992, Perşembe. İlhan FİLİZ ve Murat YILDIRIM komutasındaki iki F-16C uçağımız Bandırma/Balıkesir’de bulunan 9. Ana Jet Üssü’nden ikili kol olarak kalkış yapmıştı.


(Türk Hava Kuvvetleri F-16C)

Görevleri, Ege Denizi üzerindeki uluslararası hava sahasında profil görevi gerçekleştirecek Türk Hava Kuvvetleri uçuş kollarını taciz edebilecek Yunan uçaklarına engel olmak ve uçaklarımızın görevlerini güvenle yerine getirmesini sağlamaktı.

Görev sabahın erken saatlerinde başlamış, belirlenmiş bölgede doğu-batı istikametinde bağımsız iki devriye (CAP/Combat Air Patrol) olarak devam etmekteydi. Devriyenin bağımsız olmasının nedeni ise gelmesi olası Yunan jetlerinin izlenme süresini artırmaktı.

Görevin tatlı bir stresle devam eden rutinini, uçaklarımızın o anki konumundan 70 deniz mili(129.5 km) uzaklıktaki Skiros Adası’ndan kalkan iki uçak bozdu, uçaklar F-16’larımızın radarında görünmeye başladı.

Pilotlarımız Çanakkale Radarı’na durumu rapor geçip, tekrar kol oluşturarak uçakları takibe başladılar.

Hedeflerle 40 deniz mili (74 km) mesafeye gelince, pilotlarımız uçaklar arasında hedef paylaşımını yapmış ve kimin ne yapacağını çoktan kararlaştırmıştı.

10 deniz mili (18.5km) mesafeye gelindiğinde hedeflerle görsel temas sağlanmış ve Yunan Hava Kuvvetleri’ne bağlı Mirage F-1 uçakları olduğu teyit edilmişti.


(Yunan Hava Kuvvetleri Mirage F-1)

Şimdi toplamda 4 uçak, İngilizce ‘dogfight’ olarak tabir edilen, silah kullanmaksızın, birbirlerine üstünlük sağlamak ve güç gösterisi yapmak amaçlı manevralar serisine başladı.

Mirage F-1’in dikey manevra yeteneği F-16’dan daha üstün olduğu için manevralar genellikle dikey eksende cereyan ediyordu.

Uçaklar enerji kaybetmeye başladıkça manevralar 5000 feet(1500m) gibi daha alçak irtifalara kaymıştı. Ancak yine de olay tüm heyecan ve gerginliği ile devam ediyordu.

Manevralar 2000 feet(600 m) yüksekliğe indiğinde artık dikkatler atış pozisyonu yakalamaktan çok, avantajlı konumu muhafaza etmek ve uçağı fazla alçaltıp denize düşürmeden uçurmaya çalışmaya çevrilmişti.

Yunan pilotlardan birisi, olaya müdahil pilotumuz İlhan FİLİZ’in yalnızca 1000 feet(300 m) önünde ve 500 feet (150m) altında seyrediyordu. İlhan FİLİZ’in yazı sonunda belirttiğim kaynaktaki anısına göre Yunan pilotun kafa hareketlerini bile seçebiliyordu.

Yunan pilot fazla hırslıydı. Dikkati kendi uçağından çok İlhan FİLİZ’in uçağındaydı. Dikey kurtulma manevrası yapamadığı için sadece sağ ve sol yönlere kurtulma manevrası yapabiliyor, ancak bu onu kurtarmaya yetmiyor ancak denize daha çok yaklaştırıyordu.

Ön camdaki ‘head-up-display’ adlı gösterge üzerinde hedefin mesafe ve konumunu gösteren bir gösterge vardı. Göstergeye göre hedef bir sağa bir sola gidiyor, ancak mesafe çok yakın olduğu için İlhan FİLİZ, onu sadede bazı anlarda birkaç saniyeliğine görebiliyordu.

FİLİZ, bir an gözlerine inanamadı. Suyun içinde bir girdap ve o girdabın içinde suya gömülen bir jet egzozu! Evet, hırsına yenik düşen Yunan pilot, Ege Denizi’nin soğuk sularına çakılmıştı…

Aynı kaynaktaki anıya göre İlhan FİLİZ’in ilk tepkisi “Eyvah! Uçak denize düştü!” olmuştu.

Görev biraz şaşkınlık biraz da üzüntü ile karışık şekilde yine Bandırma Meydanı’nda noktalandı. Anıda belirtildiği üzere, İlhan FİLİZ görevi layıkıyla yerine getirmenin mutluluğu ve gururunu yaşamaktansa, olayın yarattığı siyasi ve askeri gerginliğin baskısı altındaydı.

Özetle, bu tür karşılaşmalardan sağ çıkabilmek için en önemli etkenlerin, görevi ve durumu iyi analiz edebilmek, uçağın limitlerini iyi tanımak ve dikkati her durumdaki her türlü veriye eşit şekilde bölebilmek olduğu, yine İlhan FİLİZ tarafından kaydedilenler arasında…

Kaynak:havaciyiz.biz

—English Version—

Hello friends! Today I am with you with an important event over the Aegean Sea.

Date 18 June 1992, Thursday. Two Turkish F-16C aircraft under the command of İlhan FİLİZ and Murat YILDIRIM had taken off as a dual flight arm from the 9th Main Jet Base in Bandırma / Balıkesir.

Their mission was to prevent Greek aircraft from harassing Turkish Air Force flight arms, which would serve as a profile in the international airspace over the Aegean Sea, and to ensure that our aircraft were able to perform their duties safely.

The mission started early in the morning and was continuing in two independent patrols (CAP / Combat Air Patrol) in the east-west direction. The reason why patrol was independent was to increase the viewing time of the possible Greek jets.

The mission’s routine has broken by two aircraft had taken off from the island of Skiros , 70 nautical miles away from the current position of Turkish aircraft (129.5 km), airplanes began to appear on the radar of Turkish F-16s.

Turkish pilots reported the situation to Çanakkale Radar and started to follow the planes by creating a flight arm again.

As for the distance of 40 nautical miles (74 km) from targets, Turkish pilots had already decided who would do what.

At a distance of 10 nautical miles (18.5km) from targets, Turkish pilots had a visual contact with the targets and it was confirmed that they were Mirage F-1 aircraft of the Greek Air Force.

Now, a total of 4 aircrafts began to make a series of maneuvers to achieve superiority without weapons.

As the vertical maneuverability of the Mirage F-1 was superior to the F-16, the maneuvers usually occurred on the vertical axis.

As the planes began to lose energy, the maneuvers had shifted to lower altitudes, such as 5000 feet (1500m). However, the event continued with all the excitement and tension.

When the maneuvers fell to a height of 2000 feet (600 m), attention had now been made to maintain an advantageous position rather than capturing a firing position, and attempted to fly the plane without crash it into the sea.

One of the Greek pilots was flying only 1000 feet (300 m) in front and 500 feet (150m) below our intervening pilot İlhan FİLİZ. He could see the head of the Greek pilot.

The Greek pilot was more ambitious. His attention was on the plane of İlhan FİLİZ rather than his own. Since he was unable to perform a vertical rescue maneuver, he was able to maneuver only the left and right directions, but this was not enough to save him, he was simply bringing him closer to the sea.

The head-up display on the windshield showed an indication of the distance and position of the target. According to the indicator, the target moves to the right and left, but because the distance is too close, İlhan FİLİZ could see him for only a few moments.

İlhan FİLİZ, for a moment, could not believe his eyes. A vortex in the water and a jet exhaust buried in the water in that vortex! Yes, the Greek pilot who succumbed to his ambition was crashed into the cold waters of the Aegean Sea…

İlhan FİLİZ’s first reaction was ’Alas! The plane crashed into the sea!’

The task ended with a bit of confusion and with a bit of sadness in Bandırma Air Base. According to İlhan FİLİZ’s memory of the incident, he was under pressure from the political and military tensions caused by the incident, rather than the happiness and pride of fulfilling the task properly.

In summary, the most important factors to be able to survive from such encounters, the task and the situation to be able to analyze well, to know the limits of the aircraft well and to be able to divide attention to all kinds of data in every case is among the recorded by İlhan FİLİZ

source:havaciyiz.biz

… Murat Deniz Şenol…

Bu yazı 1213 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Facebookta bizi bulun
ARŞİV